Üyelerimizin Yayınları


Fıkıh Mezhep Sünnet Hanefi Fıkıh Teorisinde Peygamber’in Otoritesi

Yazar: Murteza Bedir Yayın Evi:Dem Yayınları Çıkış Yılı:2017

Bugün İslam dünyasında, adına “selefilik” denilen bir yaklaşım biçimi, Müslümanların dini anlayışlarını derinden etkilemekte ve pek çok olumsuzluklara yol vermektedir. Selefilik olgusu, aslında tüm Müslümanların ortak paydası ve dini düşünce ve pratiklerinin temelini teşkil eden rivayetler manzumesinin farklı bir okumaya tabi tutulmasının bir neticesidir. Rivayetlerle çok düz ve düşünsel derinlikten yoksun bir ilişki kuran bu yaklaşım, bazen ortaya koyduğu okuma biçimi ve yol verdiği insan tipiyle sanki tarihin derinliklerinden zamanımıza huruç eden bir “hortlak” görüntüsü verebilmektedir. Rivayetleri inşai bir rol veren bu  eğiliminin çağdaş İslami düşünce üzerinde sanılanın ötesinde bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Elinizdeki kitap modern öncesi yorum geleneklerinin en önemlilerinden biri olan Hanefiliğin rivayetlere yaklaşımını tarihsel bir süreçte ele almakta, farklı zamanlarda bu geleneğin yorum çerçevesindeki genişleme ve daralmalara, ortaya çıkan değişimlere ve çeşitliliğe dikkat çekmektedir. 


İslam Hukukunda Farklar

Yazar: Necmettin Kızılkaya Yayın Evi:İz Yayıncılık Çıkış Yılı: 2016

Fıkhî mesele ve kavramlar arasındaki farkları inceleyen furûk eserleri, nitelik ve nicelik itibariyle fıkıh ilmine önemli katkılar sağlamıştır. Furûk eserlerinde fıkhî konular ve kavramlar arasındaki farkları inceleyen fakihlerin, ele aldıkları meseleleri temellendirmek amacıyla geniş mülahazalarda bulunmaları bu çerçevede zikredilebilir. Özellikle yakın kavram ve konular arasındaki farkların bu eserlerde incelenmesi, fıkhın inceliklerine vâkıf olmayı ve buralardan hareketle konuları yorumlamayı gerektirdiğinden fıkhın bir ilim olarak dinamik bir şekilde gelişimini sürdürmesine etki etmiştir. Elinizdeki bu kitap, furûk literatürünü tarihsel gelişim seyri içerisinde incelemekte, bu alanda yazılan eserler ve bu eserlerin yazılmasına etki eden ilmi-entelektüel faktörler üzerinde durmakta ve furûk edebiyatının fıkıh tarihi içerisindeki işlevini mercek altına almaktadır.


Hanefi Mezhebi Bağlamında İslam Hukukunda Külli Kaideler

Yazar: Necmettin Kızılkaya Yayın Evi:İz Yayıncılık Çıkış Yılı: 2013

Bu çalışmanın ana konusunu teşkil eden fıkhi kaideler ve bunların incelendiği kavaid eserleri, fıkıh ilminin teorik ve ilkesel yönünü temsil etmektedir. Fıkıh mezheplerinin doktriner formlarının belirli bir olgunluğa kavuşmasının ardından müstakil kaynaklarda bir araya getirilen bu kaideler, mezhep birikiminin incelenmesi sonucunda elde edilmeleri sebebiyle, fıkhi bilginin sürekli bir şekilde belirli çalışmalara konu edildiğini gösterir. Dolayısıyla, fıkhi mirasın değişik bakış açılarıyla okunması neticesinde elde edilen ve fıkhın alt dallarını oluşturan kavaid, furuk ve tahricü’l-füru‘ ‘ale’l-usul gibi edebi türler, fıkhi düşüncenin belirli bir dönemden sonra durağanlaştığı iddialarına fıkhın içinden bir cevap teşkil 


On Altıncı Yüzyılın Tanıklarından Cuşi ve Divanı

Yazar: Berat Açıl Yayın Evi: Atlas Kitabevi Çıkış Yılı:2017

On altıncı yüzyıl Osmanlı devletinin imparatorluk olarak kendini iyi-ce kabul ettirdiği bir dönem olarak kayıtlara geçmiştir. Bu yüzyıl aynı zamanda imparatorluğun siyasî, iktisadî, askerî ve kültürel açıdan en güçlü yüzyılı kabul edilmektedir. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman saltanatı, edebî açıdan da yetkin ürünlerin ortaya çıktığı, Osmanlı edebiyatı mefhumunun iyice kabul gördüğü bir dönemdir. Bu dönem-de kültürel ve edebî faaliyet ve üretim imparatorluğun neredeyse her tarafına yayılmış durumdadır. Bu bakımdan Rumeli özellikle zikre-dilmeye değerdir.
Bu itibarla denebilir ki Osmanlı edebiyatına rengini veren unsurlardan biri de Rumeli memleketlerinde yetişen şairlerin meydana getirdikleri edebî eserlerdir. Kaynaklarda hakkında neredeyse hiçbir bilgi bulun-mayan Cûşî de Rumelili şairlerden biridir. Cûşî; Hanefilik, Kızılbaşlık, Rafızilik gibi Kanuni Sultan Süleyman döneminin önemli siyasi ve fıkhî meselelerini de şiirlerinde yansıtmış bir şair olarak öne çıkmak-tadır. Cûşî Dîvânı, edebî yönünün yanı sıra dönemini yansıtıcı bilgiler içermesi bakımından da dikkatle incelenmeyi gerektiren bir eserdir.

Klasik Türk Edebiyatında Alegori

Yazar: Berat Açıl Yayın Evi: Küre Yayınları Çıkış Yılı:2013

Zihindekini doğrudan aktarmak imkânsız olduğundan edebiyat, yazarın veya şairin kastını okura doğruya en yakın bir biçimde aktarabilmek adına kimi edebî sanatlar ve ifade biçimlerini devreye sokmuştur. Zihindekini aktarma biçimlerinden biri olan alegori, dilsel ve sanatsal gerekliliğin yanı sıra, asıl söylenmek isteneni “herkesin” değil de “bir zümre veya grubun” anlamasını temin etmek gibi siyasi nedenlerle de kullanılmıştır.

Alegorinin en başarılı örnekleri Batı’da Le Roman de la Rose, The Faerie Queene, The Pilgrim’s Progress; Doğu’da Hayy bin Yakzan, el-Gurbetü’l-garbiyye, Hüsn ü Dil, Mihr ü Mâh ve Hüsn ü Aşk ile verilmiştir.

Klasik Türk edebiyatındaki alegorinin kendine has özelliklerini tespit etmeye çalışan Açıl bu kitapta, Plato’dan bu yana kullanıldığı düşünülen bir anlatım tekniği olarak alegorinin kavramsal çerçevesini belirledikten sonra Arap, Fars, Urdu, Çağatay ve klasik Türk edebiyatlarındaki alegorik eserler üzerinden bu tekniğin tarihsel gelişimini göstermeyi ve bir örnek vasıtasıyla alegorinin eserlerdeki işleyişini ortaya koymayı hedeflemektedir.


Süreklilik ve Değişim Arasında Düşünce ve Hayat

Yazar : Adem Başpınar - Murat Şentürk (ed.)
Yayın Evi : İz Yayıncılık
Yayın Yılı : 2010
ISBN : 9789753558198

Değişimin, sosyal bilimciler tarafından devamlı olarak irdelenmesinin temel nedenlerinden sürekli bir biçimde meydana gelen değişimi ve değişimin içinde barındırdığı ve bunlar arasındaki ilişkiyi çözümleyebilmektir. Pek kısa sayılmayacak süreden beri hayatımızdaki ve düşüncemizdeki değişimleri anlamak ana meselelerimizden biri olma özelliğini korumaktır. Bu durum bize neyin öz olduğunu tespite ve nihayetinde değişmezlerin süreklilik arz edecek ve/veya edenlerin neler olduğunu tanımlamaya götürecektir.

Elimizdeki bu çalışma, İLEM (İlmi Etüdler Derneği), İSAGEM(İstanbul Akademik Gelişim Merkezi), İSAR (İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı),İSM (İlim ve Sanatlar Merkezi) ve İLAM’ın (İlmi Araştırmalar merkezi) birlikte 26-28 haziran 2009 tarihinde İstanbul’da düzenlediği III. Genç Akademisyenler Buluşmasında sunulan ve hakem değerlendirilmesinden geçirilen makalelerden oluşmaktadır. Dolayısıyla burada yer verilen çalışmalar buluşmada sunulan tebliğlerin sadece bir kısmını içermektedir.

Sosyal bilimlerin en temel meselelerinden biri olan süreklilik ve değişim meselesini çok farklı açılardan ele almaya çalışan bu eserin ilgili çalışmalara katkı sağlamasını ümit ediyoruz.


İslam Hukukunda Farklar

Yazar: Necmettin Kızılkaya Yayın Evi: İZ Yayıncılık Yıl:2016

Fıkhî mesele ve kavramlar arasındaki farkları inceleyen furûk eserleri, nitelik ve nicelik itibariyle fıkıh ilmine önemli katkılar sağlamıştır. Furûk eserlerinde fıkhî konular ve kavramlar arasındaki farkları inceleyen fakihlerin, ele aldıkları meseleleri temellendirmek amacıyla geniş mülahazalarda bulunmaları bu çerçevede zikredilebilir. Özellikle yakın kavram ve konular arasındaki farkların bu eserlerde incelenmesi, fıkhın inceliklerine vâkıf olmayı ve buralardan hareketle konuları yorumlamayı gerektirdiğinden fıkhın bir ilim olarak dinamik bir şekilde gelişimini sürdürmesine etki etmiştir. Bu kitap, furûk literatürünü tarihsel gelişim seyri içerisinde incelemekte, bu alanda yazılan eserler ve bu eserlerin yazılmasına etki eden ilmi-entelektüel faktörler üzerinde durmakta ve furûk edebiyatının fıkıh tarihi içerisindeki işlevini mercek altına almaktadır.


Fıkıh ve Siyaset: Osmanlılarda Siyâset-i Şer’iyye

Yazar: Asım Cüneyd Köksal Yayın Evi: Klasik Yayınları Yayın Yılı: 2016

Osmanlılarda siyâset-i şer’iyye konusunu teorik ve pratik veçheleriyle bir bütün hâlinde ele alan ilk modern akademik çalışma olan Fıkıh ve Siyaset: Osmanlılarda Siyâset-i Şer’iyye, temsil edici nitelikteki müellif ve eserlere odaklanarak alanın temel meselelerine ışık tutmayı hedeflemektedir. Eserde siyâset-i şer’iyyeyi yalnız belirli bir perspektiften ortaya koyan ve bu alanın tartışmalı uygulamalarına onay veren eserlere değil, Osmanlıların hukukî-siyasî düzenini eleştiren isim ve eserlere de yer verilmiştir. Ayrıca kitap Osmanlılar döneminde siyasetin yalnız hukukî veçhelerine tahsis edilmiş eserleri değil, aynı zamanda siyasetin farklı meselelerini ele alan geniş –ve hatırı sayılır bölümü hâlen yazma halindeki- literatürü de dikkate almakta; şeriat-siyaset ilişkisine dair bürokrat ve tarihçilerin, ahlâkçıların, ulemâ ve sûfîlerin yazdığı risale ve kitaplara da atıfta bulunmaktadır.


Türk Düşüncesinin Sosyolojisi Fıkıhtan Sosyal Bilimlere

Yazar : Prof. Dr. Recep Şentürk
Yayın Evi : Etkileşim Yayınları
Yayın Yılı : 2008
ISBN : 9752693746

Osmanlı’dan Cumhuriyete geçerken sosyal düşünce nasıl bir seyir takip etti? Klasik dönemle Tanzimat sonrası sosyal düşünce anlayışlarının karakteristik unsurları ve bunlar arasındaki temel farklılık nedir? Elinizdeki çalışma, şimdiye kadar düşünce tarihi metodu ile incelenen dönemi, ‘düşünce sosyolojisi’ adını verdiği yeni bir yöntemle tahlil etmek iddiasındadır. Klasik Osmanlı sosyal düşüncesinin temel unsuru olarak Fıkıh ilmini temel alan ve bu büyük ilim ve düşünce sahasının etrafındaki tartışmalara odaklanan çalışma, düşünce tarihi ve bilgi sosyolojisinden farklı ve onları tamamlayıcı bir zaviyeden, düşünce ve sosyal yapı ilişkisine yaklaşmayı öneriyor. Kitabın özel bir amacı da, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar geçen sancılı geçiş döneminde Türkçe düşünen ve yazan aydınlarımızın, bunalım ve ikilemlerini sosyolojik bir gözle incelemektir.

Fıkıhtan sosyal bilimlere geçişte yaşanan bütün bir zihinsel değişim ve süreci özlü ve yetkin bir yaklaşımla ortaya koyan bu eser, Türk düşünce tarihçiliğine yeni perspektifler getiren özgün katkılar sunmaktadır.


Yeni Din Sosyolojileri

Yazar : Prof. Dr. Recep Şentürk
Yayın Evi : GAYE KİTABEVİ DAĞITIM
Yayın Yılı : 2004
ISBN : 9758861492

Din olgusu modern toplumlarda yavaş yavaş ortadan kalkacak mı? Bilimin gelişmesiyle insanlar dine artık ihtiyaç duymayacaklar mı? Bu sorulara XIX. Yüzyılda A. Comte ile Durkheim gibi sosyologlar olumlu cevap veriyor, dini ilkel toplumların ihtiyaç duyduğu bir kurum olarak görüyorlardı. Fakat XX. yüzyılda durum hiç de beklendiği gibi olmadı; bilimsel ve teknolojik gelişmelerin dünyayı ekolojik felaketlerin eşiğine getirmesi, insanlık tarihinin en büyük savaş ve zulümlerinin bu asırda gerçekleşmesi, aydınlanmanın ilerleme ülküsünün sona erişi, bu asrın özellikle ikinci yarısında, kitlelerin dine ve dini hareketlere yeniden yönelmesine yol açtı. Bu kitap, ülkemizde şimdiye kadar ele alınmamış olan 1960 sonrası din sosyolojisi alanında geliştirilen düşünceleri akademik bir yöntemle ortaya koymakta; insanlığın varoluşunun temelinde yatan din olgusundan niçin kopamayacağına da ışık tutmaktadır.

Genel konularda soru ve yorumlarınız için iletisim@isar.org.tr adresine email gönderebilirsiniz. Bu site Kodz.Net tarafından hazırlanmıştır.